Kimin Sevgilisi

Yo bayım, yo, kandıramazsınız beni. Evet, bir zamanlar otel odalarında dudak dudağa oyunlar oynamış olabiliriz; evet, siz dizime yatmışken, dudaklarım dudaklarınızın kenarından öpmüş de olabilir. Evet, göğsünüzden de öptüm, gömleğinizi sıyırıp. Kucak kucağa ders çalışmışlığımız da var elbet. Ama, hayır. Sizinle kesinlikle sucuk mangal yiyemem. Ailem de izin vermez zaten!

Belki farkında değilsiniz ama, ben artık büyüdüm. Artık neyin ne olduğunun farkına iyi vardım. Benim güvenimi, benim dostluğumu beklemeyin artık. Benim sorumluluklarım var. Eve misafir geldiğinde, ailem nasıl da başarılı olduklarını göstermek için, misafirlerle ilgilenmem gerek. Yalnız misafirler mi? Komşulara da öyle. Benim nasıl da iyi yetiştirildiğimi insanlara kanıtlamam gerek. Uslu bir çocuk olup ailemin her dediğini yapmalı, derslerime çalışmalı; hatta onlar izin vermedikçe tuvalete bile gitmemem gerekli. Yoksa ailem toplumda nasıl statü sahibi olabilir? Evet, belki evcil bir hayvandan farkım yok ama kim özgür olmak ister ki? Ya da kişilik sahibi? Kim kendi hayatının sahibi olmak ister ki?

Ayrıca biliyorsunuz, arka sokakta bir kız var. Çıkmayı da beceremedik gerçi. Yine de onunla birlikte gözükmem gerekli. Çünkü komşular erkek olduğum konusunda endişeli. Ailem de bu olumsuzluğu ortadan kaldırmak istiyor. Sizin de aileniz erkekliğinizi komşulara kanıtlama gereği duyuyor olsaydı, siz de, benim yaptığım gibi sizinle konuşmazdınız. O yüzden arada komşumuza gidip maç seyrettiğim gibi, o kızla da birlikte olmalıyım.

Gerçi, sizin de  tanıdığınız üzere, biraz özürlü bir kız, ota boka gülüyor. Ama bacakları Roberto Carlos gibi. Ayrıca arka sokakta oturuyor. Böylelikle kolayca herkese nasıl erkek olduğumu da gösterebilirim. O yüzden sevgilim diyemediğim bu kız hakkında, sevgilim değil demek de istemiyorum. Hem bana ailemi arattırmıyor. O da, ailem gibi beni avcunda oynatabiliyor. Gerek kaprisleriyle nazıyla, gerek yalandan küskünlükleriyle… Dediğim gibi kim kişilik sahibi olmak ister ki? Onun yerine, toplumunun benden beklentileri çerçevesinde kukla olmak çok daha huzur verici. O yüzden hoşçakalın bayım. Benden bu kadar.

Bu ne boktan hikaye lan!

azahuda. xD

azahuda. xD

(Kaynak: yalnizmatmazel, madmia gönderdi)

[Flash 9 is required to listen to audio.]
Nancy Sinatra – Bang Bang (0 oynatma)

Nancy Sinatra - Bang Bang

eski günleri özledim.

eski günleri özledim.

benim aşktan anladığım, böyle bir şey… (3)

benim aşktan anladığım, böyle bir şey… (3)

benim aşktan anladığım, böyle bir şey… (2)

benim aşktan anladığım, böyle bir şey… (2)

Ülkücü

Hilal Cebeci’nin Memeleri

Dikkat edeceğiniz üzere Hilal Cebeci’nin Twitter’da trend olması hala devam ediyor. Yanlış bilmiyorsam, bu süreç sütyenli fotoğrafını Twitter üzerinden paylaşması ile başladı, havuzdaki meme frikiği ile alev aldı ve paylaştığı diğer fotoğraflar ile hala gündemde. 

Hazır konu sıcakken ben de dalayım mevzuya. 

Aman efendim Hilal Cebeci göt göbek göstererek popüler olmaya çalışıyor, şeklinde basit bir yorumda bulunulabilir. Fakat ben bunu yeterli görmüyorum.

Evet Hilal Cebeci’nin böyle bir amacı olabilir, fakat bu amacı gerçekleştirme konusunda da başarılı. Reklamın iyisi kötüsü olmaz diye bir laf var. Aynı hesap, sen “bu kadın bilmem ne” diye bir düşüncey dile getirdiğinde de, Hilal Cebeci’nin gündemde kalmasına sebep oluyorsun.

Biraz durup, Hilal Cebeci meselesine öbür taraftan göz atarsak, bahsi geçen meme fotoğraflarını tüketen de bir kitle var. Aman efendim bu adamlar da abaza işte, demek de sığ bir yorum gibi geliyor bana. Asıl mesele, cinselliğin toplumda tabu oluşu.

Am, pipi, meme pek görmediğimizden, bunların görünmesini ayıp saydığımızdan; bir yandan da bu yasakladığımız şeylerin aslında haz nesnesi olmasından ötürü bu tarz olaylar gündemde yer tutabiliyor. Aman Hilal’in memeleri, aman Ali Kırca’nın pornosu, aman kaset skandalı…

Birisi götüyle göbeğiyle gündeme gelmişse, burada ayıplanacak ne göt sahibidir, ne de o göte bakandır. Asıl suçlu toplumun ikiyüzlü ahlak kurallarıdır. Bununla yüzleşelim pampişler!

Şike Var Dediler Geldik

Şike iddiaları hakkında çıkan haberleri göz ucuyla takip ediyorum da, ben de 1-2 yorumda bulunayım:

Soruşturmanın üst başlığı, organize suç örgütü oluşturmak. Hukukçu değilim ama benim bildiğim kadarıyla bu, tek tek bireylere ceza verebilecek bir kapsam. Yani şike soruşturması sonucu ismi geçen isimler suçlu bulunsa bile, Fenerbahçe’nin küme düşürülmesi vs gibi bir durum söz konusu değil. 

Öyle bir yetki varsa bile, mahkemelerin gücü Aziz Yıldırım veya Fenerbahçe’ye ceza vermeye yeter mi emin değilim. Ancak daha az statüye sahip kişiler ceza alabilir.

Gündemdeki soruşturma ve mahkeme süreci haricinde, Avrupa kupaları elemeleri ve ligler başlamadan önce Türkiye Futbol Federasyonu bir karar vermek zorunda. Bu kadar kısa sürede Fenerbahçe’yi küme düşürmek gibi riskli bir karar alamaz diye düşünüyorum. Çünkü eğer mahkeme süreci 1-2 sene sonra sonuçlanırsa ve aksi bir karar çıkarsa, ortalık iyice karışır.

TFF’nin kararı da mahkemeyi, benzer bir sonuca itmek bakımından etkileyecektir. Yani Fenerbahçe veya Aziz Yıldırım hakkında TFF’den olumsuz bir sonuç çıkmazsa, mahkemede de çıkmayacaktır.

Fakat ortalıkta yolunda gitmeyen şeyler olduğu çok açık. Elde önemli deliller olmadan bu kadar ünlü yönetici, oyuncu ya da kulüp ismi şike iddiası ile gündeme getirilmezdi, bu kadar isim zan altında bırakılmazdı. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diyebiliriz.

Kısacası muhtemelen şike var, fakat benim görüşüme göre ağır bir ceza çıkmayacak. Bu soruşturma cezalandırıcı olmaktan ziyade, önleyici olacaktır. Yani insanlar veya kulüpler bugünkü gürültü patırtıyı hatırlayıp, şike yapmaya teşebbüs etmeden önce bir kere daha düşüneceklerdir. Daha temiz bir futbol bizleri bekliyor sanırım.

Not: Uzmanı olduğum ve üzerinde uzunca düşündüğüm bir konu olmadığım için yanılma payım çok yüksektir, umarım anlayış gösterirsiniz. Önemli olan adalet yerini bulsun.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
Anathema – Sleepless (0 oynatma)

Anathema - Sleepless